Sabahın ilk ışıkları perdelerden sızarken yatakta dizlerinin üstünde duruyor, kalçalarını havaya kaldırmış, sırtı kavis yapmış, başı yastığa gömülü. Üzerine yalnızca ince bembeyaz bir tanga var, o da yana çekilmiş halde. Uzun saçları sırtına dökülmüş, terden yapış yapış. Daracık tangası yana çekilmiş, traşlı pembe amı ile sıkı popo deliği tamamen açıkta, suları bacak içlerinden aşağı süzülüyor. Gözlerimin içine bakıp inliyor, sesi yumuşak lakin ateşli: “Aşkım… hadi… arkadan istiyorum… arkadan gir içime… derinlere sok… seni içimde hissetmek istiyorum… lütfen… yarağını amıma göm… sertçe koca yarrak beni…” Sen arkasına geçiyorsun, kalın yarağın zaten taş gibi, başı morarmış, damarları şişmiş. Kalçalarını ayırıyorsun, yarağını ön dudaklarına dayıyorsun. Başın içeri değince sarsılıyor, inliyor: “Ahh… başı girdi… yavaş gir… ancak ta derine… içimde hissetmek istiyorum seni… ohh… evet… biraz daha derine…” Yavaşça bastırıyorsun, sıkıştıran amı yarağını yutmaya başlıyor, duvarları geriliyor. Çığlık atıyor: “Aahh siktir… sürüyle kalın kalın… amım yırtılıyor… ama deli misali görkemli… devam et aşkım… köküne kadar sok… doldur içimi!” Tamamen giriyorsun, taşakların klitorisime değiyor. Kalçalarını sıkıca tutuyorsun, ritmi tutturuyorsun – yavaş lakin güçlü darbeler. Her bir girişte inliyor: “Ohh… evet… tam oraya… derinlere… daha hızlı… iri sik beni aşkım… doggy’de sik… amım kasılıyor… seni içimde hissediyorum…” Hızlanıyorsun, şap şap sesler odayı dolduruyor, kalçaları dalgalanıyor, memeleri sallanıyor. Saçlarını tutup başını hafifçe geriye çekiyorsun, kulağına fısıldıyorsun: “Bağır bebeğim… sesin beni çıldırtıyor… boşalacağım içime…” O da inliyor, sesi yükseliyor: “Evet… daha fazla hard… derinlere… klitorisimi ov… geliyorum aşkım… amım kasılıyor… senin yarağınla boşalıyorum… ahhh!” Titreyerek titreyerek boşalmak oluyor, amı yarağını mengene gibi sıkıyor, suları fışkırıyor, çarşafları sırılsıklam yapıyor. Sen de hızlanıyorsun: “Geliyorum aşkım… içini doldurucam… boşalıyorum… amına menimi fışkırtıyorum!” Köküne kadar bastırıyorsun, sıcak meni en üst dibine püskürüyor – kalın kalın, uzun fışkırtmalar, taşan beyazlık bacaklarından akıyor, kalçalarına damlıyor. Titreyerek üstüne yığılıyorsun, yarağın hâlâ arasında, meni sızıyor. Başını çevirip sana bakıyor, sesi kısık: “Love you… içim dolu… harikaydın… kahvaltıdan daha önce ikinci tur mu? O sefer sen üstte ol… kıçüstü’den devam edelim…” Amından meni sızarken kalçalarını hafifçe sallıyor, seni tekrar azdırıyor. Sabah daha taze başlıyor… hem de doymadık.